GÜNDEM
Giriş Tarihi : 03-09-2021 18:04   Güncelleme : 03-09-2021 18:04

Müsilaj Hala Bitmedi!

Müsilaj Hala Bitmedi!

Müsilaj Hala Bitmedi!

 

Marmara Denizi’nde birkaç ay öncesinde görülmeye başlayan müsilaj problemi, son zamanlarda ciddi bir biçimde yayılmış olup neredeyse denizin tamamını kaplamış durumda idi. Bu konuda hem belediye hem de bakanlık gerekli çalışmaları yaparak müsilaj deniz üstünden toplama süreci yürüttü. Elbette bu kesin bir çözüm olmayıp görüntü kirliliğini önlemek ve sorunun tespitini yapabilmek açısından gerekli idi.

Müsilajın denizin üstünde azalması aslında Müsilajın bittiği anlamına gelmez diyerek uzmanlar uyarıda bulundu. On Yedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı aslında derinlikte müsilajın hala var olduğunu ve hem denizin kendisi hem de içerisinde yaşayan canlılar için hala ciddi bir tehlike arz ettiğini de ekledi. Özellikle 7 metrelik kısma kadar yani yüzeydeki müsilajın azaldığını belirterek son dakika güncellemesi olarak 7 metrenin altında hala ciddi bir yoğunluk olduğundan da söz etti. Hatta 40 metre derinlikte el fenerleri ile gezmek zorunda kaldıklarını ve aslında bunun müsilajın yoğunluğunu belirttiğinden de bahsetti.

Müsilaj Sadece Denizin Üstünde Azaldı

Marmara Denizi’nden gelen haberler son zamanlarda ne kadar olumlu olsa da bu sayede yüzey üstünde geçerli bir durum olmaktadır. Prof. Dr. Mustafa Sarı da bunu belirterek özellikle 7 metre ve sonrasında 40 metrelere kadar ciddi bir problem olduğunu belirtmiştir. Elbette denizin temizlenmesi birtakım faydalar sağlasa da temel çözüm bu değildir.

Ekosistemi ciddi bir biçimde tehdit eden müsilaj tehlikesi ilk zamanlarda Ege Denizi’ne kadar yayıma göstermiştir ki şu anda da denizin dibinde bu yayılmayı gösterememesi için hiçbir sebep bulunmamaktadır. Havaların ısınmasının da olumsuz etkisi nedeniyle aslında müsilajın yüzeye çıkamadan parçalanması da yüzeydeki azalmanın nedeni olarak belirtilmiştir. Bu nedenle denizin altında yani görülmeyen kısımda sanıldığından çok daha ciddi bir yoğunluk vardır ve buradaki canlıları ciddi bir biçimde tehdit etmektedir.

Müsilajın Deniz Dibindeki Durumu

Son zamanlarda özellikle son 1 aydır artan hava sıcaklıklarının müsilaj ciddi anlamda tetiklediğini de belirtmek gerekmektedir. Prof. Dr. Mustafa Sarı müsilajın sebeplerini sıralarken sıcaklığı da en belirgin sebeplerden biri olarak eklemiştir. Artan sıcaklığın müsilajın parçalanma süresini kısalttığını ve bu nedenle de henüz yüzeye dahi ulaşmadan parçalandığını belirtmektedir. Yani birkaç ay önce denizin üstünde görülen durum aslında şu anda hız kesmeden hatta artarak denizin altında devam etmektedir.

Müsilajın aslında ilk olarak bu sene var olmadığını ve yıllardır var olduğunu da belirterek aslında bu sorunun kökten çözülmesi gerektiğinden de bahsetmek mümkündür. Bu problem yıllardır var olmakla birlikte özellikle denize atılan fabrika atıkları buradaki en büyük problemi oluşturuyor. Yapılması gereken ise buna en kısa sürede bir çözüm bulmak. Aksi halde denizi bir daha eski günlerine döndürememek mümkün.

Uzmanlar Uyarıyor

Müsilaj ciddi bir problem olmaya devam ederken uzmanlar da sırasıyla bu konu ile ilgili pek çok yorumda ve öneride bulunuyorlar. Bunlardan biri de Prof. Dr. Mustafa Sarı olmaktadır. Prof. Dr. Sarı müsilajın özellikle de canlılara ciddi bir zarar verdiğinden bahsederek ilgiyi ekosisteme çekiyor. Hareketsiz türlere müsilajın ciddi olumsuz etkisi olduğunu dile getirerek sorunun devam etmesi durumunda bu canlılar enfes alamama ihtimalini de ekliyor.

Aslında Sarı, temizlik çalışmalarının bir etkisi olduğundan söz etmekle birlikte bunun kalıcı bir çözüm olmadığını belirtiyor. Son dakika çalışmaları ile hali hazırda müsilajın derindeki ciddi etkisini kanıtları ile anlatıyor.

Deniz Üstündeki Müsilaj Toplama Çalışmaları Olumlu Sonuç Verdi

Haberler son zamanlarda müsilajın toplanma çalışmaları ile dolu olmakla birlikte bunun etkileri artık hissedilir biçimde görülmektedir. Ancak şu an için denizin altında hiçbir farklılık bulunmamaktadır. Prof. Dr. Mustafa Sarı da bunlara ekleme yaparak aslında bu hareketliliğinin etkili olduğunu belirtse de yeterli olmadığını dile getiriyor. Özellikle tek çözümün atıkların önünü kesmek odluğunu de anlatıyor. Marmara Denizi, pek çok ilin atıklarının birleştiği bir deniz olmakla birlikte bu nedense öncelikle bu atıkların kesilmesi gerekiyor. Ardından ise derinlerde atıkları toplama çalışmaları yapılabilmelidir. En temel olarak sanayi kuruluşları başta gelmekte olup bunun dışında denize atıklarını boşaltan her kurum ve kuruluşun buna son vermesi sağlanmalıdır.