GÜNDEM
Giriş Tarihi : 23-08-2021 22:19   Güncelleme : 23-08-2021 22:19

Karadayı’nın Özel Kalem Müdürü Hulusi Akar bugün nerede?

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 14 emekli generalin tutuklanmasına tepki gösterdi. 28 Şubat davasında yargılanan döneminin Genelkurmay Başkanı’nın Özel Kalem Müdürü’nün Hulusi Akar olduğunu anımsatan Özel, “28 Şubat davası bir darbe ise, o darbenin başında İsmail Hakkı Karadayı varsa Hulusi Akar bugün nerede, nasıl, niye oturmaktadır? Biraz insaf, biraz vicdan. Kimi kandırıyorsunuz?” diye sordu.

Karadayı’nın Özel Kalem Müdürü Hulusi Akar bugün nerede?

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Afganistan'da yaşanan son gelişmelere ve yargılandıkları 28 Şubat davası kapsamında ceza alan ve bu cezaları Yargıtay tarafından onanan 14 emekli generalin tutuklanarak cezaevine gönderilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel'in açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“ERDOĞAN, ‘TALİBAN'LA ARAMIZDA FARK YOK' DEMEKTEDİR”

“Amerika Birleşik Devletleri'nin 20 yıl boyunca orada yaptıklarını, hepsini bir kenara not ederek şunu söyleyelim: Amerika'nın oradan zamansız, plansız ve ardında bıraktıklarını düşünmeden yaptığı çekilme; Afganistan'da Taliban'a, Afgan rejimine darbe yapma imkanını verdi ve bir darbe gerçekleştirildi. Şimdi bu darbeyi yapan Taliban'a, Türkiye'yi yöneten Recep Tayyip Erdoğan, ‘Taliban'la aramızda fark yok, kolay anlaşırız' demektedir. Bir yandan da AK Parti'li siyasetçiler, Türkiye-Afganistan ilişkilerini, Atatürk zamanına atıfla, ‘Tarihsel dostluk' demektedirler.

“BUGÜNKÜ TALİBAN KAFA KESEN, KADINLARI TAŞLAYAN TALİBAN'DIR”

Bugün Afganistan'daki Taliban yönetimi, Emanullah Han'la taban tabana zıt. Bugün Türkiye'de, ‘Taliban'la aramızda fark yok' diyen Recep Tayyip Erdoğan ve yönetimi de o gün Atatürk'ün Türkiye'yi getirmek istediği noktayla taban tabana zıt durumdadır. Bu karşıtlığı görmeden, ‘Afganistan'la Türkiye 1920'lerde de dosttu'… O günkü dostluk; çağdaşlaşma üzerinden, Kurtuluş Savaşı üzerinden, bilim, akıl, vicdan üzerinden bir dostluktu. Bugünkü Taliban, kafa kesen Taliban'dır. Kadınları taşlayan Taliban'dır. (Kadınların) Sokakta dolaşmasını yasaklayan Taliban'dır. (Kadınlara) Araba kullandırtmayan Taliban'dır.

“TÜRKİYE, TALİBAN'I MEŞRULAŞTIRMAYI AKLINDAN BİLE GEÇİRMEMELİ”

 

O yüzden herkes safını netleştirmeli, milletin karşısına çıktığında ağzından ne söz çıktığını bilmelidir. Bugünkü Afganistan, o günkü Afganistan'la; bugünkü Türkiye, Atatürk'ün hayalindeki Türkiye ile taban tabana zıttır. Bunu bilip de konuşmayan, bunu çarpıtan, milletin aklıyla alay eder. Türkiye Cumhuriyeti, Afganistan'ı önemsemelidir. Afganistan'ın modern yüzünü kendisine müttefik olarak belirlemelidir. Afganistan'a bir katkı yapacaksa orada demokrasiyi savunmalı, orada herkesin temsil ettiği hükümetleri savunmalı, orada Taliban'la ilişki kurup, Taliban rejimini meşrulaştırmayı ve dünyanın Taliban'ı kabullenmesini beklemeyi asla aklından bile geçirmemelidir. Tayyip Erdoğan oraya baktığında arasında fark görmüyor olabilir, fark çoktur. Bir de oraya baktığında inşaatlar, yollar, köprüler, görüyor olabilir. O da Türkiye'nin değil, beşli çetenin menfaatinedir.

“CİDDİ BİR İNSAN HAKLARI İHLALİ”

Değinmem gereken bir diğer konu; geçtiğimiz hafta 28 Şubat davası nedeniyle, yaşları hepsinin 70'in üzerinde, bazıları 80'in üzerinde emekli generalin cezaevlerine konulmuş olmasıdır. Elbette Milli Güvenlik Kurulu'nun siyasete müdahale etmesine, askerin siyasete müdahale etmesine, böyle günler yaşanmasına Türkiye Cumhuriyeti demokrasisinin ihtiyacı yoktur. Bunlardan uzak durulmalı, bunlardan kaçınılmalıdır. Ancak savcısı FETÖ'cü, hakimi FETÖ'cü, polisi FETÖ'cü olan bir dosyanın sırf rövanşist bir anlayışla yeniden ele alınarak 80 yaşın üzerindeki generallerin cezaevine konması ciddi bir insan hakkı ihlalidir.

“İÇ SİYASETE YÖNELİK BİR İŞ”

Algı yaratmaya yönelik, iç siyasete yönelik bir iştir. Vicdani değildir, ahlaki değildir, hukuki de değildir. Tüm vatandaşlarımızın gözünün içine baka baka kısa bir soru, kısa bir cevap: O dönemin Genelkurmay Başkanı kim? İsmail Hakkı Karadayı. 28 Şubat davasında dönemin Genelkurmay Başkanı olarak yargılanıyor, doğru mu? Doğru. 26 Mayıs 2020'de vefat etti. Yaşasaydı, dönemin Genelkurmay Başkanı olarak ceza alıp, cezaevine girecek miydi? Girecekti. Peki o Genelkurmay Başkanı'nın özel kalem müdürü kimdi? Hulusi Akar. O Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı iken özel kalem müdürü kimdir? Yine Hulusi Akar. Onun adına onun emirlerini nakleden ve uygulanmasını takip eden kişiye ve 28 Şubat davası bir darbe ise, o darbenin başında İsmail Hakkı Karadayı varsa Hulusi Akar bugün nerede, nasıl, niye oturmaktadır? Biraz insaf, biraz vicdan. Kimi kandırıyorsunuz?

“NASIL BİR HAKSIZLIKTIR?”

28 Şubat'ta yaşananlarda bir darbe varsa, darbenin başındaki kişinin Özel Kalemi'nin, ordunun bağlı olduğu Milli Savunma Bakanlığı'nda ne işi var? Hulusi Akar'a, orduyu emanet edecek kadar güveniyorsak 28 Şubat'taki komutanları içeri atmanıza, İsmail Hakkı Karadayı'nın tüm talimatlarının kendisi üzerinden iletildiği Özel Kalemi, ordunun bağlı olduğu bakanlığın başındayken; bu generallerin, amirallerin içeri atılmalarına ne lüzum var. Nasıl bir haksızlıktır? Bunu herkes kendi vicdan terazisinde bir tartsın.”

14 emekli generalin rütbelerinin sökülmesi için Genelkurmay Başkanlığı'na yazı gönderildi